akdenizatesi.gen.tr https://www.akdenizatesi.gen.tr Akdeniz Ateşi, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri tr-TR hourly 1 Copyright 2019, akdenizatesi.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Wed, 21 Aug 2019 00:00:00 +0000 60 Fmf Akdeniz Ateşi https://www.akdenizatesi.gen.tr/fmf-akdeniz-atesi.html Fri, 30 Nov 2018 21:14:31 +0000 Fmf Akdeniz Ateşi hastalıkları, çoğunlukla Akdeniz bölgesi ve çevresi kesimlerde sık bir şekilde görülmektedir. Fmf Akdeniz Ateşi rahatsızlıkları birbirlerine hem isim açısından hemde karakteristik açıdan oldukça benze Fmf Akdeniz Ateşi hastalıkları, çoğunlukla Akdeniz bölgesi ve çevresi kesimlerde sık bir şekilde görülmektedir. Fmf Akdeniz Ateşi rahatsızlıkları birbirlerine hem isim açısından hemde karakteristik açıdan oldukça benzemektedirler. Bu sebeple teşhis edilirken fmf ve Akdeniz ateşi hastalıkları karıştırılabilmektedir.

Fmf Akdeniz Ateşi, İngilizce olarak kısaltması fmf olan hastalık, Ailevi Akdeniz Ateşi olarak bilinen genetik geçişi olan bir hastalıktır. Adından da anlayabildiğimiz gibi genel olarak Türkiye,  İsrail, Kıbrıs, Yunanistan, İtalya gibi Akdeniz kesimli ülkelerde yaygın bir şekilde teşhis edilmektedir. Fmf, ilk olarak 1945 senesinde  teşhisi koyulmuştur ve 1972 yılında ise hastalığın neredeyse tek bir tedavi yolu olan kolşisin ilacının Fmf'ye olan faydaları tespit edilmiştir. 1997 yılında yapılan araştırmalar sonrasında Fmf'nin kalıtsal olduğunu ortaya çıkaran, 16. kromozomda mutasyonlu bir genin varlığına rastlanmıştır.

Fmf hastalığının semptomları, genellikle ergenlik, çocukluk ve erken yetişkinlik dönemleri sınırları içerisinde kendini göstermektedir. Erkek bireylerde kadınlara oranla çok daha sık görülmektedir. Fmf hastalığı tedavi edilmediğinde veya yeterli tedavi görülmediğinde, hastalık kişinin hayatı boyunca sürmektedir.

Fmf Belirtileri Nelerdir

  • Perintal zar, akciğer zarı, eklem zarı ve meninks gibi hücrelerin reaksiyonu ile ilgili  olarak; baş ağrısı, karın ağrısı, göğüs ve yan ağrısı ve eklem ağrıları gibi durumlarla karıştırılabilmektedir. Bazı fmf rahatsızlığına sahip olan bireyler, boş yere apandisit veya bademcik teşhisi ile tedavi ve hatta gerekli görüldüğü taktirde bile ameliyat edilebilirler. Eklem romatizması veya romatizmal ateş teşhisi alabilirler.
  • Aylık veya haftalık periyotlar dahilinde veyahut bazı bireylerde birkaç ayda bir gerçekleşen ve çoğunlukla 1-2 gün süren eklem, karın veya göğüs ağrıları
  • Bazen eklem bölgelerinde kırmızı benekler şeklinde döküntüler meydana gelebilir. 
  • 39 derecenin üzerinde seyreden vücut ısısında artışlar görülebilmektedir.
  • Bazı iltihaplı ve ateşli seyredebilen nöbetlerde proteinlerin vücutta depolanması sonrasında amiloidoz ismi verilen bir duruma yol açabilir. Bu durum bütün damarların fonksiyonlarını bozabilir ve kronik olarak böbrek yetmezliği hastalığına sebep olabilir.

Fmf Hastalığının Tanısı Nasıl Koyulur

Fmf Hastalığı için tam tanı koyabilmek amaçlı herhangi bir yöntem bulunamamaktadır. Fmf hastalığının atağı sırasında kanda bulunan sedimentasyon, CRP, lökosit ve fibrinojen ismi verilen maddelerde artış görülmektedir. Ayrıca idrar testinde kusmalar sonucu ketonüri oluşumu da gözlemlenir. İleri durumlarda böbreklerde proteinüri gözlemlenebilmektedir. 

Kalıtsal eğilimin olup olmadığını tespit etmek amacıyla yeni ve güvenli bir yöntem olan genetik analizleri yapılabilir. 

Fmf Hastalığının Tedavisi Nasıldır

Fmf hastalığına sahip olan bireyler, hayat boyunca kolşisin tedavisi almak zorundadırlar. Kolşisin tedavisi atakların fmf hastalığının ataklarının önlenmesinde ve amiloidoz maddesinin oluşumunun engellenmesinde etkili olabilmektedir.

Fmf Akdeniz Ateşi, Akdeniz Ateşi Nedir

Akdeniz Ateşi hastalığı fmf gibi, Akdeniz bölgelerinde rastlanılan kalıtsal geçişi olan bir hastalıktır. Akdeniz Ateşinin  diğer bir adı ise Talasemidir. Akdeniz Ateşi'nin majör ve minör olmak üzere iki çeşiti vardır. Majör Akdeniz Ateşi, erken çocukluk ve bebeklik yaşlarında semptom göstermeye başlayan oldukça ciddi bir kan hastalığıdır. Hastaya sürekli olarak kan verilmesi gerekli olabilmektedir. 

Minör Akdeniz Ateşi ise mutasyona uğramış olan gene taşıyıcılık yapmaktır. Yani, mutasyona sahip olan bir taşıyıcı gen bulundurmaktır. Majör Akdeniz Ateşine kıyasla, çokta şiddetli olmayan bir kan hastalığıdır. Tedavi edilmese de olur bir hastalıktır.

]]>
Akdeniz Ateşi Bitkisel Tedavi https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-bitkisel-tedavi.html Sat, 01 Dec 2018 18:09:24 +0000 Akdeniz ateşi bitkisel tedavi; ataklar halinde görülen karın ve eklem ağrısı, ateş, göğüs bölgesinde ağrı şeklinde ortaya çıkan kalıtsal bir hastalıktır. Genellikle Akdeniz bölgesindeki ülkelerde görüldüğü için bu Akdeniz ateşi bitkisel tedavi; ataklar halinde görülen karın ve eklem ağrısı, ateş, göğüs bölgesinde ağrı şeklinde ortaya çıkan kalıtsal bir hastalıktır. Genellikle Akdeniz bölgesindeki ülkelerde görüldüğü için bu adı almıştır. Bu ataklar 3-4 gün sürebilmektedir. Ataklar sona erdiğinde akdeniz ateşi hastalığı belirtileri yok olur. Diğer atak gelinceye kadar hiçbir belirti vermez. Bu hastalığın nedeni bilinmemektedir. Ancak ortaya çıkmasına sebep olan bir gen bulunmuştur. Bu hastalık zamanla insan vücudunda çeşitli organlarda protein yapısında bulunan amiloidin maddesi birikmesine yol açar. Bu maddeden dolayı organların fonksiyonlarını yerine getirmesine engel olur. Vücuttaki damarlara zarar vererek, ciddi hastalıklara neden olur. Bu hastalıklardan en çok görüleni kronik böbrek yetmezliğidir. Ayrıca akdeniz ateşi hastalığında düşük yapma ve kısırlık da fazla görülür.

Bu hastalığın tanısı kesin olarak koymak için genetik inceleme yapılması gerekir. Fakat pahalı olduğundan fazla yaygın olmayan bir yöntemdir. Doktorun muayene ve testlerden sonra tanı koyulabilir. İlaç tedavisinin yanı sıra bitkisel tedavi yöntemleri de bulunmaktadır.

Akdeniz ateşi bitkisel tedavi yöntemleri:
  • Bir bardak elma sirkesinin içine, ortadan ikiye böldüğünüz inciri akşamdan atın ve 10 saat sirkeli suda bekletin. Sabah aç karnına olarak bu incirden yiyin. Her akşam bu incirden hazırlayın ve 15. günün sonunda, sirkeyi dökerek yenileyin ve bu işlemi 21 gün boyunca tekrarlayın.
  • Bir çay kaşığı tere tohumunu öğütün ve andız pekmezi ile karıştırarak tüketin.
  • Her gün şahtereotunu kaynar suda çay olarak demleyip içebilirsiniz.
  • Her gün bir tatlı kaşığı polen yenmesi bu hastalığa yararlı olacaktır.
  • 1 kg keçiboynuzu pekmezi, 1 kg bal, 1 kg üzüm pekmezi, 100 gr arı sütü, 100 gr polen, 100 gr ravent kökü, 100 gr üzerlik tohumu, 100 gr zencefil, 100 gr deve dikeni tohumu, 100 gr zerdeçal, 10 gr çörekotu. Bu malzemelrin hepsi karıştırılarak macun kıvamına getirilir. Günde 3 defa aç karnına 1'er yemek kaşığı yedirilir. Ancak tansiyonu yükseltebilir, dikkatli kullanılmalıdır.
  • 200 gr demir hindi 2 litre suda kaynatılarak, süzülür. Su yerine aç veya tok karnına içilebilir.
  • Biberiye yaprağı, karabaş otu çiçeği, söğüt yaprağı, aynı safa çiçeği hepsi aynı miktarda karıştırılır. 2 su bardağı kaynar suya bu karışımdan 2 yemek kaşığı konularak 10 dakika demlendirilir. Aç veya tok karnına istediğiniz kadar içilir.
  • 2 kg bal, 1 kg dut pekmezi, 50 gr çörek otu, 50 gr ısırgan otu, 50 gr saf arı sütü, 50 gr  kebabiye, 50 gr zerdeçal, 50 gr polen, 50 gr havlıcan, 50 gr zencefil, 50 gr karanfil, 50 gr ravent kökü, 50 gr deve dikeni, 50 gr sarı sabır. Bu malzemelerin hepsi dövülüp macun yapılır. Bir bardak ılık süt, meyve suyu veya kara üzüm suyuyla karıştırılıp 1'er yemek kaşığı yedirilir. Ancak tansiyonu yükseltebilir, dikkatli kullanılmalıdır.
  • Mentollü nane, kırk kilit otu, hatmi çiçeği, papatya, lavanta. Bütün malzemeler aynı miktarda karıştırılarak 2 bardak kaynar suya 2 yemek kaşığı bu karışımdan konur ve 10 dakika demlenir. Limon veya bal karıştırarak içebilirsiniz.
  • 50 gr turp tohumu, 50 gr günlük sakızı, 50 gr kebabiye, 50 gr deve dikeni tohumu, 50 gr havlıcan, 50 gr zencefil, 50 gr karanfil, 100 gr saf arı sütü, 100 gr polen, 2 kg bala karıştırılarak macun yapılır. Bir bardak ılık süte veya üzüm suyuna 1'er yemek kaşığı karıştırarak günde 3 öğün aç karnına yedirilir.
  • 50 gr keten tohumu, 50 gr kereviz tohumu, 50 gr pırasa tohumu, 50 gr tarçın, 50 gr mastika, 50 gr ısırgan tohumu, 100 gr arı sütü, 100 gr polen 2 kg andız, üzüm veya dut pekmezine karıştırarak macun yapılır. Bir bardak ılık süte veya üzüm suyuna 1'er yemek kaşığı karıştırılarak yedirilir.
Akdeniz ateşi hastalığında peynirden uzak durulmalı, asitli içecekler içilmemeli, salam sucuk gibi besinlerden bir süre uzak durulmalı, fazla şeker kullanılmamalı, patates, tatlı ve hamur işleri akşamları hastayı rahatsız edeceğinden yenmemelidir.
]]>
Akdeniz Ateşi Hastalığı https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-hastaligi.html Sun, 02 Dec 2018 17:14:37 +0000 Akdeniz ateşi hastalığı, sıklıkla Akdeniz bölgesinde görülen bir rahatsızlıktır. İngilizce adı 'Familial Mediteranean Fever' olarak söylenilen bu hastalık genetik geçişlidir. Hastalık daha çok Araplar, Türkler ve Ermenile Akdeniz ateşi hastalığı, sıklıkla Akdeniz bölgesinde görülen bir rahatsızlıktır. İngilizce adı 'Familial Mediteranean Fever' olarak söylenilen bu hastalık genetik geçişlidir. Hastalık daha çok Araplar, Türkler ve Ermenilerde görülmektedir. Çeşitli organlarda ve iltihabi rahatsızlığa neden olan bu hastalığın 2500 yıllık bir mazisi olduğu söylenmektedir. Bu hastalık vücudumuzda bulunan bazı organlarda protein benzeri bir madde olan amiloidin birikmesine sebep olur. Bu maddenin birikmesi sonucunda organların fonksiyonlarını düzgün yerine getiremez hale gelir. Bu birikim damar sistemimize zarar verir. Bu da ciddi hastalıkların başlamasına neden olmaktadır. En sık görüle hastalık böbrek yetmezliğidir. Aynı zamanda düşük riski ve kısırlık Akdeniz ateşi hastalığı olan hastalarda daha sık görülmektedir. 

Hastalık nasıl teşhis edilir
Nöbetler başladığı sırada yapılan kan testlerinde Crp ve lökasit sayımı yüksek çıkabilmektedir. Ancak en net bulgu fibrinojen seviyesinin yükselmesidir. Genetik tanın konulabilmesi için uzman genetik tanı merkezlerinde inceleme yapmak gerekmektedir. Ancak net tanı için illaki genetik araştırma şart değildir. Hasta nöbet esnasında ve normal yaşantısında takibe alınarak ve laboratuvar incelemeleri ile tanı konabilmektedir. Akdeniz ateşi hastalığı olduğundan şüphe edilen hastanın belirtileri başka hastalıklar ile benzerlik gösterebildiği için dikkatli izlenmelidir. Ataklar sırasında, atağa eşlik eden iltihaplanmalar, ateş, kanda beyaz kürelerin yükselmesi, sedimantasyon değerinin artışının atak sonunda normal değerlere dönmesi tanı için önemlidir. Aile içerisinde benzer nöbetler görülen kişilerin varlığı tanıya ışık tutmaktadır. 

Belirtiler
Hastalığın sürecinde haftada bir yada bir kaç defa ataklar görülebilmektedir. Bu atakların devam etme süresi 72 saate kadar çıkabilmektedir. Akdeniz ateşi hastalığı atakları sırasında bazı bulgular ortaya çıkmaktadır. Karın ağrısı en sık görülen bulgudur. Bu ağrı göbek bölgesinde ortaya çıkar ve çok şiddetli olabilir. Hasta bazen kımıldayamaz hale gelebilmektedir. Bu ağrının nedeni karın içerisinde bulunan bağırsak gibi organları örten zarın iltihaplanmasıdır. Bu ağrılar apandisit ile karıştırıldığı için ameliyat edilebilmektedir. Ancak bu hastalığın apandisite neden olacağı unutulmamalıdır. Aslında ameliyat zararlı bir hamle olmamaktadır. Atak esnasında ateş çok yükselebilir.Yani 40 dereceye kadar çıkabilmektedir. Ateş düşürülmez ise havale geçirme riski çok yüksektir. Dizde ve ayak bileklerinde şiddetli ağrı ve ağrıyan yerlerde kızarma ve şişlik olabilmektedir. Göğüs bölgesinde de ağrı olmaktadır. Bu ağrının nedeni ise akciğerde meydan gelen iltihaplanma ve şişliktir. Hasta nefes alıp verme esnasında ağrı artışı ve batma hissinde yakınmaktadır. Bu belirtilerin dışında bulantı ve kusma da mevcut belirtiler arasındadır. O yüzden diğer rahatsızlıklar ile karıştırmamak için tanı çok önemlidir. Akdeniz ateşi hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir. 

Tedavi
Tedavi için 1973 yılında başlanan günde 1-2 mg devamlı kolşisin(colchicine) tedavisi çoğu hastada atakların durmasını sağlamış ve amiloidoz gelişimini durdurmuştur. Bu ilaç çeşitli eklem rahatsızlıkları için de kullanılmaktadır. Ancak tedaviye uyum göstermeyen hastalarda amiloidoz gelişimi devam etmektedir. Kolşisinin atakları nasıl engellediği ve amiloidoz gelişimini nasıl yavaşlattığı henüz bilinmemektedir. İlacın dozunun çok iyi ayarlanması gerekmektedir. Bu yüzden uzman bir hekimin kontrolünde tedavi sürmelidir. Belirtiler geçse dahi doktor öngörmediği sürece ilaç kesilmemelidir. 
]]>
Ailevi Akdeniz Ateşi https://www.akdenizatesi.gen.tr/ailevi-akdeniz-atesi.html Mon, 03 Dec 2018 02:12:30 +0000 Ailevi akdeniz ateşi, tıptaki adıyla familial mediterranean fever hastalığı-bir diğer adı ermeni hastalığı, bu adı yoğun olarak görüldüğü bölgeden almıştır. Ailevi akdeniz ateşi çoğunlukla Orta Doğu, Arap bölg Ailevi akdeniz ateşi, tıptaki adıyla familial mediterranean fever hastalığı-bir diğer adı ermeni hastalığı, bu adı yoğun olarak görüldüğü bölgeden almıştır. Ailevi akdeniz ateşi çoğunlukla Orta Doğu, Arap bölgesi ve Türk toplumlarının yaşadığı bölgelerde görülmektedir. Adından da anlaşılacağı gibi ateşli bir hastalık olan ailevi akdeniz ateşi ırsi olarak ortaya çıkan bir hastalıktır. Ateşle birlikte kendini karın ağrısı, eklem ağrısı ve göğüs ağrısı ile birlikte göstermektedir. Belirli nöbetler halinde ortaya çıkan bu belirtiler hastaları genellikle 24 saat kadar etkilemektedir. Bu belirtiler dışında başka herhangi bir belirti ortaya çıkmamaktadır. 

Ailevi Akdeniz Ateşi Nedenleri ve Özellikleri

Ailevi akdeniz ateşi kalıtım kökenli bir hastalıktır. İlk olarak 1992 yılında keşfedilen bu hastalığın geni MEFV geni olarak tanımlanmıştır. Tıpta genel tanı olarak genetik bozukluklar arasında yer almaktadır. Ailevi akdeniz ateşinin görülme olasılığı her bin kişide 1 olarak ifade edilmektedir. Ancak hastalık belirtileri ortaya çıkmasa da her altı kişiden birinde bu hastalığın geninin taşındığı tespit edilmiştir. Bu durumdan dolayı bu hastalığın yoğun olarak görüldüğü bölgelerde evlilik öncesi detaylı test yapılması tavsiye edilmektedir. 

Ailevi akdeniz ateşi üç temel özelliği ile tanılanmaktadır. Bunlardan ilki hastalığın ortaya çıkmasına neden olan genlerin taşıyıcılığıdır. Bu konuda anne ve babanın da taşıyıcı olması gerekir. Her iki ebeveynde de taşıyıcılık varsa çocukta bu rahatsızlığın ortaya çıkma ihtimali son derece yüksektir. Bir diğer özelliği ise Akdeniz bölgesi çevresinde sıklıkla görülmesidir. Ancak yapılan araştırmalarda Karadeniz bölgesinde de görüldüğü tespit edilmiştir. Ailevi akdeniz ateşinin son özelliği ise ağrılı ve ateşli nöbetlerdir. Bu nöbetler son derece şiddetli olarak görülmektedir. Bu hastalık uzun süreçte amiloidoz denilen hastalığın da nedeni olarak görülmektedir. Amiloidoz rahatsızlığı nedeniyle vücutta amiloid denilen madde birikir ve bu madde hastada felç, kalp yetmezliği, bilinç kaybı, böbrek yetmezliği gibi sorunları da beraberinde getirir.

Ailevi Akdeniz Ateşi Tanılanması ve Tedavisi

Ailevi akdeniz ateşi ortaya çıkan nöbetler esnasında alınan kan örneklerindeki lökositlerin sayımı ile tespit edilmektedir. Ancak bu şekilde elde edilecek bulgular kesin sonuç ortaya koymamaktadır. Bu nedenle detaylı bir genetik muayene daha kesin sonuçlar vermektedir. Bu tanılar da sınırlı merkezlerde yani genetik tanı merkezlerinde yapılabilmektedir. Hasta bu merkezlerde hem nöbet esnasında hem de normal zamanda muayene edilir ve iki inceleme arasındaki veriler karşılaştırılır. Ailevi akdeniz ateşi tanılanması şu adımlarla yapılabilmektedir;
  • Sürekli Ataklar: Hastada meydana gelen sürekli atakların incelenmesi ile hastalığın belirtileri tespit edilir ve diğer hastalıklardan ayırt edilmesi sağlanır. Eğer hastanın ilk atağı tespit edilmişse tam anlamıyla tanılanması için bir süre takip edilmesi gerekmektedir. 
  • Kan örnekleri: Hastalık şüphesi ile başvuran bireylerden alınacak kan örnekleri ile biyolojik olarak hastalığın tespiti yapılabilmektedir. Hastada meydana gelen ateşle birlikte kandaki lökosit sayısında artma olduğu tespit edilmişse hastalığın varlığından söz etmek mümkündür. Ancak bu şekildeki her sonuç tam anlamıyla bu rahatsızlığı ifade etmeyebilir. Çünkü vücuttaki herhangi bir iltihaplı rahatsızlık da buna neden olabilir. Bu nedenle kandaki fibrinojen ve CRP gibi değerlere de dikkat etmek gerekmektedir.
  • Aile genetiğini inceleme: Evlilik öncesi yapılan testlerde ailevi akdeniz ateşi için ön test yapılması ilerisi için önlem alma konusunda bireylere yardımcı olmaktadır. Eğer geçmişe dönük olarak ailede herhangi birinde bu rahatsızlık varsa kesinlikle kontrol edilmelidir. ,
Ailevi akdeniz ateşinin tedavisi tamamen ortadan]]> Akdeniz Ateşi Atakları https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-ataklari.html Mon, 03 Dec 2018 21:10:48 +0000 Akdeniz Ateşi atakları Ailevi Akdeniz ateşinde ağrılar tedaviden önce çok daha ağır geçmesi sebebiyle yapılacak  fazla bir şey yoktur. Bu hastalığın ağrıları ve sancılarını acilde  yapılacak olan müdahaleler bile Akdeniz Ateşi atakları Ailevi Akdeniz ateşinde ağrılar tedaviden önce çok daha ağır geçmesi sebebiyle yapılacak  fazla bir şey yoktur. Bu hastalığın ağrıları ve sancılarını acilde  yapılacak olan müdahaleler bile fazla yarar sağlamamaktadır. Hastaların bunları bilmeleri ve gerekli diğer bölümlere gitmeleri e gerekli tahlilleri ve araştırmaları yapmaları gerekmektedir. Çeşitli hastalıklarla karşılaştırdığımızda ise genel olarak Apandisit böbrek taşı miyom kist İdrar yolu iltihaplanmaları mide ülseri gibi birçok hastalık tanısı konulabilmektedir Ayrıca yanlış Antibiyotikler ve ilaçlar hastayı zamanla daha da çok hasta edebilmektedir.Bu sebepten hastaların iyi bir sonuç alabilecekleri hastalıklarıyla ilgili başka bölümlere gitmelerin de yarar vardır.
 
Akdeniz Ateşi ataklarında evde yapılabilecekler

Akdeniz ateşi atağının başladığını hissettiğinizde evde yapabileceğimiz şeyler arasında ılık sıcak su torbası koyulabilir, karınlara susam yağıyla masaj yapılabilir, sakinleştirici olarak bir fincan kimyon çayı veya adaçayı içilebilir, bol bol ılık su içilebilir, ayaklar ılık tuzlu suda 20 dakika kadar bekletilebilir özellikle de hastalar çok dinlenmelidir.

Tedaviye başlayacak olan hastalar İlaçlarını düzenli kullandıklarında  zaten ağrılar eskisi kadar çok sık  olmayacaktır. Yine de akdeniz ateşi atakları girdiğinde bu işlemler tekrar yapıldığında fayda sağlayacaktır.
Kolşisin tedavisi başladıktan sonra akdeniz ateşi atakları çok ağır geçmediği için ağrılar hissedilmeye başladığında hastaların uyuyarak ve dinlenerek ağrıların ilerlemesini önleyebilirler tedaviden sonra hastalığın oluşabilecek komplikasyonlarından korunabilmek için hastaların düzenli olarak egzersiz veya yürüyüş yapmalarının büyük önemi vardır.

Düzenli olarak yapılacak en azından haftada 2-3 gün aerobik egzersizi veya haftada 2 gün yarım saatlik yürüyüşlerin karın ağrılarına eklem ağrılarına böbrekte oluşabilecek olan kum ve taş gibi rahatsızlıklara göğüste oluşacak yanma, batma gibi ağrıların azalmasında çok fayda sağlayacağı hastaların kendi deneyimleri tarafından bildirilmektedir.
Bu sebeple akdeniz ateşi atakları döneminde değil atakların olmadığı dönemlerde hastalar mutlaka sportif bir yaşam hastaların yaşam tarzı olmalıdır. 
Egzersizlerin yanı sıra hastaların düzenli olarak uyumaları düzenli olarak beslenmeleri ev yemeklerini tercih etmeleri Dışarıdan yemek yemeyi tercih etmemeleri ayrıca soğuk yemek yememeleri soğuktan uzak durmaları suyu yeteri kadar içmeleri en azından günde 8 bardak ılık su içmeleri gerekir.Özellikle gazlı içeceklerden uzak durmalı, alkol ve sigara gibi kötü alışkanlıkları varsa onları hemen bırakmak gerekmektedir.
]]> Akdeniz Ateşi Fmf https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-fmf.html Tue, 04 Dec 2018 17:52:58 +0000 Akdeniz ateşi Fmf, daha açık bir adı ile "Ailevi akdeniz ateşi Familial Mediterranean Fever" olarak bilinen bir hastalıktır. Hemen hemen her yaş grubunda görülen bu rahatsızlık insanlarda iltihap oluşumuna bağlı oluşarak çok k Akdeniz ateşi Fmf, daha açık bir adı ile "Ailevi akdeniz ateşi Familial Mediterranean Fever" olarak bilinen bir hastalıktır. Hemen hemen her yaş grubunda görülen bu rahatsızlık insanlarda iltihap oluşumuna bağlı oluşarak çok kısa zamanlarda büyüyen bir sağlık sorunudur. İnsanlarda karın bölgesi ile akciğerlerde meydana gelerek kendisini gösterse bile bazen eklemlerde de görülebilmektedir. Bu bölgelerde oluşan iltihaplanmalar, çok acil bir şekilde tedaviye gerek duyar. Özellikle çocuklarda bu hastalığın etkisiyle yüksek derecelerde ateş ortaya çıkar. Ortaya çıkan ateş ise çocuklarda havale riskini doğurduğu için akdeniz ateşi Fmf acil müdahale isteyen bir rahatsızlık halini alır. Bu hastalığın adının ailevi akdeniz ateşi olmasının en büyük nedeni ise direk olarak kalıtımsal bir hastalık olmasıdır. Bu hastalık özellikle ülkemizde Akdeniz kökenli insanlarda ortaya çıkmaktadır. Fmf hastalığı her hangi bir ırka dahil olan insanda meydana gelebileceği gibi daha çok Araplar, İtalyanlar ve Yunanlar'da meydana gelmektedir. Bu durum ülkemizde de özellikle son zamanlarda yaygınlaşmaya başladığı için Türkleri de etkileyebilmektedir. Akdeniz ateşi Fmf hastalığının tanısı ise genellikle insanlarda çocukluk döneminde konulmaktadır. Çünkü bu hastalığın etkileri en çok çocukluk dönemlerinde ortaya çıkar. Bunun yanı sıra bu hastalığın tedavisi için de belli bir şey söylemek mümkün değildir. Çünkü yapılan tedavileri bu hastalığın bazı insanlarda net olarak ortadan kaldırılmasını engelleyememektedir. Bu nedenle Akdeniz ateşi Fmf hastalığının kalıtsallık özelliği bozulamamaktadır.

Akdeniz ateşi Fmf'nin görülme nedeni
Bu hastalık insanlarda ebeveynlerden çocuklara aktarılan bir gen ile geçmektedir. Genel nedeni kalıtsallık olan akdeniz ateşi Fmf genellikle aileden çocuklarda aktarılan bir genin kimi zaman geçiş sırasında kimi zaman da ailede daha önceden mutasyona uğrayarak özellikleri yitirmesine bağlı olarak oluşmaktadır. Bu hastalık direk olarak mutant genlerin vücutta iltihaplanmalara neden olmasıyla hastalığı ortaya çıkarmaktadır. Bu gen mutasyonları bazen bireylerde akdeniz ateşi Fmf rahatsızlığı ciddi bir şekilde gösterebilir. 

Akdeniz ateşi Fmf belirtileri nelerdir
Daha önceden de belirttiğimiz gibi akdeniz ateşi Fmf hastalığının belirtileri en çok çocukluk döneminde insanların hassas olduğu zamanlarda ortaya çıkmaktadır.  Bu dönemlerde çocuklarda nöbetler halinde belirtiler ortaya çıkar ve aile çocuğu mecburi olarak doktora götürür. Meydana gelen belirti nöbetleri yaklaşık olarak üç güne çıkabilmektedir. Fakat eklemlerde meydana gelen belirtiler bazen aylar sürebilmektedir.
  • Yüksek ateş: Adından da anlaşılabileceği gibi akdeniz ateşi Fmf hastalığının en büyük belirtisi ateştir. Bu hastalığın oluşması durumunda vücutta meydana gelen iltihaplar direk olarak şiddetli ateşe neden olmaktadır. Bu belirtilerin görülmesi durumunda ateşin düşürülebilmesi için elden gelen her şey yapılmalıdır.
  • Şiddetli karın ağrısı: En az yüksek ateş sorununda olduğu kadar insanlarda problem olan şiddetli karın ağrısı yine özellikle çocuklarda ciddi rahatsızlıklar verecektir. Bu hastalığın bir diğer belirtisi de karın ağrısıdır.
  • Göğüs ağrısı: Meydana gelen iltihaplanma sorunlarında bazen akciğerler de olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Bu gibi durumlarda şiddetli göğüs ağrısı belirti olarak karşınıza çıkabilir. 
  • Çeşitli eklem ağrıları: Diğer bölgelerde olduğu kadar eklemlerde de görülen akdeniz ateşi Fmf sorunu bu bölgelerde şiddetli ağrılara neden olmaktadır. Bu gibi durumlarda gerekli tedavileri yapmak ağrılarınızı ciddi derecelerde azaltacaktır. 
]]>
Akdeniz Ateşi Testi https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-testi.html Wed, 05 Dec 2018 03:49:10 +0000 Akdeniz Ateşi Testi, Çoğunlukla Akdeniz ve çevresinde yaşayan insanlarda görülür. Genetik bir hastalıktır. Tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı, eklem ağrısına sebep olan bir hastalıktır. Nöbetler 24-48 saa Akdeniz Ateşi Testi, Çoğunlukla Akdeniz ve çevresinde yaşayan insanlarda görülür. Genetik bir hastalıktır. Tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı, eklem ağrısına sebep olan bir hastalıktır. Nöbetler 24-48 saat sürer. Nöbetler dışında hiçbir belirtisi yoktur.

Akdeniz anemisinin 3 temel özelliği vardır;
  • Ailede hasta veya taşıyıcı olan varsa aileden geçer,
  • Akdeniz ve Karadeniz bölgesi civarında görülen hastalık bu bölgelerde yaşayan insanlarda görülür,
  • Yüksek ateş; ateş nöbetlerinin yanında, karın ağrısı, eklem ağrısı, ve göğüs ağrıları eşlik eder.
Hastalık uzun süre devam ederse başka hastalıklara da sebep olabilir, amiloidoz bu hastalıklardan biridir ve kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, bilinç kaybı, felç gibi daha ciddi sorunlara yol açar.

Akdeniz Ateşi TestiAkdeniz Ateşi Testi DNA
Hastalığa neden olan gen bölgesi incelenir. MEFV gen bölgesinde hastalıklara bağlı olarak değişime uğramış 150 den fazla gen bulunmaktadır.
FMF hastalığı ile bağlantılı olan gen değişimleri 4 bölgede yoğunlaşır. Bunlar 2,3,5,10 olup ekzon bölge olarak adlandırılır. Bu bölgelerdeki genlerde 120 ye yakın değişim görülmüştür. Ekzon 10 bölgesi değişimin en yoğun görüldüğü bölgedir. 
Günümüzde en sık karşılaşılan değişimler belirlenmiş ve tanı için gerekli olan bazı paneller oluşturulmuş. Hastalarda en sık görülen 12 farklı gen değişiminden oluşan panel en çok uygulanandır. Türk toplumu için %90 işe yarayan bu panel, %10' luk kısım için yetersiz kalmakta tanı koyulamamaktadır.

12 değişim analizi uygulanan hastalarda FMF tanısı için gerekli olan 2 genetik değişimden bir tanesi belirlenebilmektedir. Test sonucuna göre FMF hastalığı taşıyıcı olduğu düşünülen kişi, bu değişime ek olarak incelemeye alınır ve diğer değişimlerden birini taşıyor ise tanı FMF olarak belirlenir.
Bu tür hastalarda 2 farklı türde panel ile test yapılması önerilmektedir. İlk panel ekzon 2 ve 10 gen bölgelerini kapsayan 50 değişim panelidir. Bu işlemde hastalara tanı koyma frekansı %95 oranındadır. İkinci işlem de tüm değişimlerin %80' inin incelendiği ve tanı koyma frekansı %98 olan 2,3,5 ve 10 ekzon gen bölgelerinin dizi analizi ile incelendiği paneldir.
]]>
Akdeniz Ateşi İlacı https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-ilaci.html Wed, 05 Dec 2018 04:54:29 +0000 Akdeniz Ateşi İlacı, Daha çok Akdeniz ve çevresinde görülen bu hastalık genetik yollarla hastadan hastaya geçen bir hastalıktır. Yani irsi özellikler sergiler. Akdeniz ateşi hastalığına yakalan hastaların % 70’inin has Akdeniz Ateşi İlacı, Daha çok Akdeniz ve çevresinde görülen bu hastalık genetik yollarla hastadan hastaya geçen bir hastalıktır. Yani irsi özellikler sergiler. Akdeniz ateşi hastalığına yakalan hastaların % 70’inin hastalık belirtileri 10 yaşına kadar ortaya çıkar. Bu hastalığa yakalananların yüzde doksanında ise hastalık belirtileri 20 yaşına kadar ortaya çıkmaktadır. Kişi 40 yaşını geçtikten sonra bu hastalığın semptomlarının ortaya çıkması çok nadirdir. Bu hastalık Akdeniz çevresinde yaşamış olan Arap, Yahudi, Türk ve ermeni ırklarında çok görülmektedir. Türkiye'de daha çok orta Anadolu diye tabir ettiğimiz bölgede bu hastalık sık rastlanmaktadır.

Ataklar halinde gelişen bu hastalığın semptomları ateş ve vücudun belirli bölgelerinde oluşan ağrılardır. Kişinin ataklar başladığı vakit 38-40 dereceye kadar ateşi yükselir. Ağrılar karın, göğüs, bacak ve testis bölgelerinde daha çok görülür. Akdeniz ateşi hastalığında yüksek ateş ile birlikte bu saydığımız bölgelerin herhangi birinde iltihaplanmalar ve şişlikler oluşur. Özellikle diz, ayak bileği ve eklemlerde bu ağrılar çok şiddetlidir ve maalesef en çok bu bölgelerde ağrılar olur. Yine sanılanın aksine bu hastalığı olan kişide hep aynı bölgede ağrılar olmaz. Yaşadığı bir nöbetinde testis bölgesi ağrıyan ya da şişen kişinin bir başka atağında karın bölgesinde şiddetli ağrılar oluşabilir. Bütün bu yaşanan olumsuz belirtilere karşı Akdeniz ateşi ilacı kullanılması gerekmektedir. Bunun için mutlaka doktorunuza danışmanızda fayda vardır. 

Akdeniz Ateşi İlacı

Akdeniz ateşi hastalığının bugün için bir tedavisi vardır

1972 yılında bulunan Akdeniz ateşi ilacının adı ‘kolşisin’ dir. Bu Akdeniz ateşi ilacını maalesef hasta olan kişi, düzenli ve neredeyse ömür boyu kullanmalıdır. Kolşişin ilacının bilinen çok büyük bir yan etkisi yoktur. Akdeniz ateşi hastalığının bir yan bulgusu olan böbrek ve bazı organlarda oluşan işlev bozukluğu, tıp terimi ile ‘amiloidoz’ hastalığının bu ilacı kullanan kişilerde gelişme riski daha azdır.  Ancak kişi düzenli olarak bu ilacı almadığı takdirde ya da hiç kullanmadığı takdirde amiloidoz hastalığı gelişim gösterebilir. Akdeniz ateşi ilacını düzenli olarak kullanan hastaların yüzde altmış beşinde hastalığın oluşturduğu şikayetler tamamen bitmekte ya da yok denecek kadar aza inmektedir. Yine bu ilacı kullanan hastaların yüzde otuzunda ise Akdeniz ateşi hastalığın ataklarının şiddeti ve sıklığında azalma görülmektedir. Son kalan yüzde beşlik az bir gruptaki hastalarda ise maalesef hastalar ilaca cevap vermemektedir.

Sizlere Akdeniz ateşi hastalığı ve ilacı hakkında bilgiler vermeye çalıştık. Akdeniz ateşi hastalığının günümüzde kısa süreli ilaç kullanımı ile etkili olan bir tedavisi yoktur. Ancak özellikle Akdeniz ateşi ilacı olan kolşisin ile çok iyi sonuçlar elde edilmektedir. Hastalığın tedavisi sürekli ve ömür boyudur.

]]>
Akdeniz Ateşi Sıkça Sorulan Sorular https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-sikca-sorulan-sorular.html Wed, 05 Dec 2018 21:55:30 +0000 Ne kadar sıktır Yüksek risk popülasyonlarında hastalık sıklığı yaklaşık 1000’de 1-3’dür. Dünyanın diğer kısımlarında ise çok seyrektir. Ancak, genin bu Ne kadar sıktır
Yüksek risk popülasyonlarında hastalık sıklığı yaklaşık 1000’de 1-3’dür. Dünyanın diğer kısımlarında ise çok seyrektir. Ancak, genin bulunmasından sonra, İtalyan, Yunan ve Amerikalı gibi çok nadir olduğu düşünülen popülasyonlarda bile daha sık tanı konmaya başlanmıştır.FMF atakları hastaların yaklaşık %90’ında 20 yaşından önce başlar. Yarıdan fazlasında hayatın ilk 10 yılında ortaya çıkar. Erkeklerde kızlardan biraz daha fazla görülür

Hastalığın nedenleri nelerdir
FMF genetik bir hastalıktır. Akdeniz ateşinden sorumlu gen MEFV genidir ve iltihabın sınırlandırılmasında rol oynayan bir Proteini kodlar. FMF’te olduğu gibi, bu gen mutasyon taşırsa, bu sınırlandırma düzgün yapılamaz, ve hasta ateşli ataklar geçirir

Kalıtımsal mıdır
Otozomal resesif (cinsiyete bağlı olmayan) bir hastalık olarak geçer. Bu tip geçişte çocukta FMF olabilmesi için, biri anneden diğeri babadan gelen iki mutasyonlu kopya gereklidir. Dolayısıyla iki ebeveyn de taşıyıcıdır (bir taşıyıcıda yalnız bir mutasyonlukopya vardır fakat hasta değildir). Geniş bir ailede, hastalık genellikle başka bir çocukta, kuzende, amcada ya da uzak bir akrabada görülür. Ancak küçük bir grup olguda olduğu gibi, eğer ebeveynlerden biri FMF’li diğeri taşıyıcı ise, çocuğun hasta olma şansı%50’dir.

Akdeniz Ateşi Sıkça Sorulan Sorular

Çocuklarda fmf önlenebilir mi
Çocuk FMF’e neden olan genler yüzünden hastalanır. Şunu bilmek gerekir ki, akraba evlilikleri, iki taşıyıcının bir araya gelme riskini arttırır. Hastaların yaklaşık 1/4‘ ünde ebeveynler aynı aile ağacındadı (aynı ataların uzantıları). Özellikle, yüksek riskli popülasyonlarda yaşayan bireylerin akraba evliliği yapmamaları önerilmelidir.

Bulaşıcı mıdır
Hayır değildir.

Fmf belirtileri nelerdir
Hastalığın başlıca belirtileri, karın, göğüs ve eklem ağrılarıyla birlikte giden tekrarlayanateştir. Karın ağrıları en sık olandır; hastaların yaklaşık %90’ında görülür. Göğüs ağrısıatakları %20-40, eklem ağrısı %50-60 hastada görülür. Genelde, çocuklar tekrarlayan karın ağrısı ve ateş gibi belirli bir atak tipinden yakınır. Fakat bazı hastalar değişik atak tipleri geçirebilir. Bazen karın ve göğüs ağrısı, göğüs ve eklem ağrısı gibi kombine ataklar görülebilir. Bu ataklar 1-4 gün sürer ve kendi kendine geçer. Hasta atağın sonunda tamamen düzelirve bu periyotlar arasında tamamen normaldir. Bazı ataklar o kadar ağrılı olur ki, hasta yada ailesi tıbbi yardım isteğinde bulunur. Özellikle ağır abdominal ataklar apandisiti taklit edebilir ve bu nedenle bazı hastalar gereksiz karın ameliyatı geçirebilirler. Ancak,bazen aynı hastada bile ataklar o kadar hafiftir ki, hazımsızlıkla karıştırılır. Bu durum, hastaların tanınma güçlüğünün nedenlerinden biridir. Karın ağrısı boyunca, çocuk genellikle kabızdır fakat ağrı düzelir düzelmez kısa süre için yumuşak dışkı çıkar.Çocuğun bir atakta ateşi çok yükselirken, bir başka atakta hafif bir ateş görülebilir. Göğüs ağrısı genellikle tek taraflıdır. Yan ağrısı, sırt ya da göğüs ağrısı şeklinde ortayaçıkar. Ağrının şiddetinden hasta yeterince derin nefes alamayabilir. Bir kaç gün içinde araz bırakmadan iyileşir. Eklem ataklarında genelde bir eklem (monoartrit) etkilenir.Yaygın olarak ayak bileği ya da diz tutulur. O kadar şiş ve ağrılı olabilir ki, çocuk yürüyemez. Bu hastaların yaklaşık üçte birinde etkilenen eklemin üzerinde kırmızı birdöküntü görülür. Eklem atakları, diğer atak tipleri]]> Akdeniz Ateşi Nasıl Teşhis Edilir https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-nasil-teshis-edilir.html Thu, 06 Dec 2018 17:28:22 +0000 Nöbetler sırasında kan lökosit sayımı ve CRP yükselebilir, ancak nöbet esnasında alınan kanda fibrinojen seviyesinin yükselmesi daha özgül bir bulgudur. Kesin tanı genetik inceleme ile mümkündür ve çok yaygı Nöbetler sırasında kan lökosit sayımı ve CRP yükselebilir, ancak nöbet esnasında alınan kanda fibrinojen seviyesinin yükselmesi daha özgül bir bulgudur. Kesin tanı genetik inceleme ile mümkündür ve çok yaygın olarak birçok üniversitede ve genetik tanı merkezinde yapılmaktadır. Hastanın nöbetler sırasında ve nöbet dışı zamanlarda muayene edilmesi ve bazı laboratuvar incelemeleri ile tanı genetik inceleme olmadan da kolaylıkla konur. Ancak hem genetik danışma açısından hem de hastalık tanısının kesinleşmesi bakımından genetik test önerilir.

Ailevi Akdeniz ateşi tanısı her şeyden önce yukarıda tanımlanan iltihabi atakların varlığına, yani klinik bulgulara dayanarak konur.

1. Tekrarlayan ataklar Hastaların tekrarlayan hastalık belirtilerini tanımlaması tanı için en önemli bulgudur. Benzer belirtilere neden olabilecek hastalıkların da ayırt edilmesi gereklidir. Hasta ilk atak sırasında görülmüşse, hastalığın tekrarlayıcı niteliğinin görülmesi amacıyla takibe alınması yararlı olacaktır.

2. Kan testleri Hasta eğer atak sırasında görülmüşse, atağa eşlik eden iltihap bulgularının varlığı (ateş, kanda beyaz kürelerin (lökosit) sayısının artması, eritrositlerin sedimentasyon (çökelme) hızının artması, fibrinojen ve CRP'nin yükselmesi) ve bu testlerin atak sonlanınca normal değerlere inmesi tanıya yardımcı olur. Bu testlerin pozitif bulunmasının ailevi Akdeniz ateşine özgü olmadığı, sadece vücutta iltihabi bir reaksiyonun varlığına işaret ettiği unutulmamalıdır. Dolayısıyla başka bir iltihabi hastalıkta (örneğin apandisit, bakterilere bağlı enfeksiyonlar, vb) da yüksek çıkabilirler.

Akdeniz Ateşi Nasıl Teşhis Edilir

3. Aile öyküsü Hastaların yaklaşık yarısında ailede benzer şikayetleri olan akrabaların olması tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur. Bununla beraber, ailevi Akdeniz ateşinin çekinik geçen bir kalıtsal bir hastalık olması nedeniyle, ailede başka bir hastanın olmaması da şaşırtıcı olmaz.

4. Amiloidoz Hastada ikincil amiloidozun varlığı da tanıyı kuvvetle destekler.

5. Kolşisin tedavisine yanıt Ailevi Akdeniz ateşi olduğu düşünülen hastalarda yeterli dozda kolşisin verildikten sonra atakların hiç tekrarlamaması ya da atak sıklığının ve ******inin belirgin olarak azalması tanıyı destekler.

6. Genetik testler Günümüzde ailevi Akdeniz ateşi ile ilişkili olan MEFV geninde hastalığa neden olabilen mutasyonların taraması da yapılabilmektedir. Bununla beraber, hastalıkla ilişkili olduğu gösterilen mutasyonların sayısı oldukça fazladır ve yaygın olarak kullanılan laboratuvar yöntemleri ile bunların tamamını taramak mümkün olmamaktadır. Bugün için bilinen mutasyonlar klinik olarak ailevi Akdeniz ateşi tanısı konan hastaların ancak %60-80’inde pozitif bulunmaktadır. Öte yandan ülkemizde taşıyıcılık oranı da oldukça fazladır (yaklaşık %10-20) ve herhangi bir şikayeti olmayan insanlarda hastalıkla ilişkili bir mutasyon bulma olasılığı da yüksektir. Ayrıca klinik bulgularla ailevi Akdeniz ateşi hastalığı tanısı konan hastaların yaklaşık %5-15’inde MEFV geninde hiç mutasyon bulunamayabilir. Yorumlama güçlükleri nedeniyle, belirli merkezler dışında genetik yöntemlerin “tanı amaçlı” olarak kullanılması önerilmemektedir.

]]>
Akdeniz Ateşi Kimlerde Görülür https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-kimlerde-gorulur.html Fri, 07 Dec 2018 11:43:48 +0000 Hastaların yaklaşık yarısında ailede benzer şikayetleri olan akrabaların olması tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur. Bununla beraber, ailevi Akdeniz ateşinin çekinik geçen bir kalıtsal bir hastalık olması n Hastaların yaklaşık yarısında ailede benzer şikayetleri olan akrabaların olması tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur. Bununla beraber, ailevi Akdeniz ateşinin çekinik geçen bir kalıtsal bir hastalık olması nedeniyle, ailede başka bir hastanın olmaması da şaşırtıcı olmaz.

Yüksek risk popülasyonlarında hastalık sıklığı yaklaşık 1000’de 1-3’dür. Dünyanın diğer kısımlarında ise çok seyrektir. Ancak, genin bulunmasından sonra, İtalyan, Yunan ve Amerikalı gibi çok nadir olduğu düşünülen popülasyonlarda bile daha sık tanı konmaya başlanmıştır.

Akdeniz Ateşi Kimlerde Görülür

FMF atakları hastaların yaklaşık %90’ında 20 yaşından önce başlar. Yarıdan fazlasında hayatın ilk 10 yılında ortaya çıkar. Erkeklerde kızlardan biraz daha fazla görülür 


]]>
Akdeniz Ateşi Bulaşıcı mıdır ? https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-bulasici-midir.html Fri, 07 Dec 2018 12:03:59 +0000 Akdeniz ateşi bulaşıcı bir hastalık değildir. Aile bireyleri arasında sık görülmesi ırsi bir hastalık olmasına bağlıdır.

Akdeniz ateşi bulaşıcı bir hastalık değildir. Aile bireyleri arasında sık görülmesi ırsi bir hastalık olmasına bağlıdır.
Akdeniz Ateşi Bulaşıcı mıdır ]]> Akdeniz Ateşi Neden Oluşur? https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-neden-olusur.html Sat, 08 Dec 2018 06:39:37 +0000 FMF genetik bir hastalıktır. Akdeniz ateşinden sorumlu gen MEFV genidir ve iltihabın sınırlandırılmasında rol oynayan bir Proteini kodlar. FMF’te olduğu gibi, bu gen mutasyon taşırsa, bu FMF genetik bir hastalıktır. Akdeniz ateşinden sorumlu gen MEFV genidir ve iltihabın sınırlandırılmasında rol oynayan bir Proteini kodlar. FMF’te olduğu gibi, bu gen mutasyon taşırsa, bu sınırlandırma düzgün yapılamaz, ve hasta ateşli ataklar geçirir
Akdeniz Ateşi Neden Oluşur]]>
Akdeniz Ateşi Belirtileri https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-belirtileri.html Sat, 08 Dec 2018 13:54:25 +0000 Haftada bir kez ya da ayda birkaç defa ataklar şeklinde görülür. Atak süresi 72 saate kadar çıkabilir. Bu ataklar sırasında bazı bulgular ortaya çıkar: Karın ağ Haftada bir kez ya da ayda birkaç defa ataklar şeklinde görülür. Atak süresi 72 saate kadar çıkabilir. Bu ataklar sırasında bazı bulgular ortaya çıkar:

Karın ağrısı; Çok şiddetli olabilir. Göbek bölgesinde ortaya çıkar. Hasta kımıldayamaz. Sebebi karın içindeki bağırsak gibi organları örten zarın iltihaplanmasıdır. apandisit ile çok sık karışıtırılır. Ameliyat yapılır. Aslında zararı var denemez. Çünkü AAA apandisite neden olabilir.

Ateş; Adından da anlaşılacağı gibi ateşe neden olur. Hafif ateş yüksekliğinden 40 dereceye kadar yükselen ateş olabilir. Kontrol edilmezse hasta havale geçirebilir.

Akdeniz Ateşi Belirtileri

Eklem ağrıları; Dizde ve ayak bileklerinde ağrı mevcuttur. Bu ağrıyan yerlerde kızarma ve şişlik ortaya çıkar. Göğüs bölgesindeki ağrının sebebi ise akciğerdeki şişlik ve iltihaplanmadır. Hasta nefes alıp verirken ağrının arttığını ve batma şeklinde bir ağrı olduğunu belirtir. Bunların dışında birçok hastalığın belirtisi olan bulantı, kusma gibi bulgular da vardır

]]>
Akdeniz Ateşi Tedavi Yöntemleri https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-tedavi-yontemleri.html Sat, 08 Dec 2018 20:51:23 +0000 1973 yılında ortaya atılan, günde 1-2 mg devamlı kolşisin tedavisinin ve hastaların önemli bir bölümünde çoğu hastada atakları ve amiloidoz gelişimini önlediği saptanmıştır. Bununla birlikte, tedaviye 1973 yılında ortaya atılan, günde 1-2 mg devamlı kolşisin tedavisinin ve hastaların önemli bir bölümünde çoğu hastada atakları ve amiloidoz gelişimini önlediği saptanmıştır. Bununla birlikte, tedaviye uyum göstermeyen hastalar ve kolşisine başlamadan önce amiloidoz gelişen kişiler için amiloidoz hala karşılaşılan bir problemdir.


Kolşisinin atakları nasıl önlediği ya da amiloidoz gelişimini nasıl engellediği bilinmemektedir. bununla birlikte, kolşisinin FMF ataklarını önlemedeki etkinliğinin amiloid oluşumunu durdurmak olmadığı bilinmektedir. Çünkü kolşisin tedavisi uygulanan bazı hastalarda atakların sıklığı değişmezken, amiloidoz gelişimi durmaktadır.

Akdeniz Ateşi Tedavi Yöntemleri

Kolşisin tedavisinin FMF hastaları için güvenli ve uygun bir tedavi olduğu bilinmektedir. Kolşisinin bebek üzerinde zararlı bir etkisi gösterilmemiş olmakla birlikte, hamile FMF hastalarına amniyosenaaa yapılması (bebeğin içinde bulunduğu su kesesinden örnek alınması) ve fetüsün genetik incelemesinin yapılması önerilmektedir.


]]>
Akdeniz Ateşi Nedir ? https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi-nedir.html Sun, 09 Dec 2018 10:45:54 +0000 "Türklerde, Araplarda, Yahudilerde ve Ermenilerde görülen bir hastalıktır. AAA tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı ve eklem ağrısı atakları yapan bir hastalıktır. Ataklar genellikle 24 – 48 saat "Türklerde, Araplarda, Yahudilerde ve Ermenilerde görülen bir hastalıktır. AAA tekrarlayan ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı ve eklem ağrısı atakları yapan bir hastalıktır. Ataklar genellikle 24 – 48 saat sürer. Hastalarda ataklar dışında hiçbir belirti yoktur, yani normal insandan farksızdırlar. Ailevi Akdeniz Ateşinin adından da anlaşılabileceği gibi 3 temel özelliği vardır; 1. Aileselgeçiş: Hastalığın ortaya çıkması için anne veya babanın taşıyıcı veya hasta olması gerekir. 2. Sıklıkla Akdeniz Bölgesi ve civarında görülmesi (Karadeniz Bölgesi de dahil) 3. Ateş atakları yapması: Ateş ataklarına karın ağrısı, eklem ağrısı veya göğüs ağrısı eşlik eder. Karın ağrısı, apandisit ile karışabilir ve çok şiddetli olabilir. Bu hastaların bir kısmı apandisit tanısı ile ameliyat edilmişlerdir ancak karın ağrıları geçmemiştir.

Hastalık uzun dönemde amiloidoz denen başka bir hastalığa yol açabilir. Amiloidozda vücutta değişik organlarda amiloid denilen madde birikir, bunun sonucu kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, ishal, bilinç kaybı, felç gibi sorunlar ortaya çıkar.

AAA Nedenleri, Tanı Ve Tedavi Ailevi akdeniz ateşi kalıtsal bir hastalıktır. 1997 yılında hastalığa yol açan gen bulunmuştur. Bu gen, hastalığın tedavisinde mutlaka yeni ufuklara yol açacaktır. Kesin tanı genetik inceleme ile mümkündür ancak genetik inceleme pahalıdır ve henüz çok yaygın olarak kullanılmamaktadır. Hastanın ataklar esnasında ve atak dışı zamanlarda muayene edilmesi ve bazı laboratuvar incelemeleri ile tanı genetik inceleme olmadan da kolaylıkla konur. Tanı koyarken dikkat edilmesi gereken nokta ateş, karın ağrısına yol açan diğer hastalıkların ekarte edilmesidir.Akdeniz Ateşi Nedir

Günümüzde AAA’nin bilinen tek tedavisi, doktor kontrolu altında kullanılması gereken Kolşisin isimli ilaçtır. Kolşisin; ateş, karın ağrısı… ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltır. Kolşisin amiloidoz gelişmesini de önleyebilir.

Tekrarlayan ateş ve karın ağrısı atakları olan hastalar AAA yönünden araştırılmalı ve AAA tanısı alan hastalar kolşisin tedavisini aksatmamalıdır
]]> Akdeniz Ateşi https://www.akdenizatesi.gen.tr/akdeniz-atesi.html Sun, 09 Dec 2018 23:34:02 +0000 Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığı (AAA) veya İngilizce adı 'Familial Mediteranean Fever' ef-em-ef (FMF)olarak okunmakta ve hekimler kadar hastalar arasında da yaygın olarak kullanılmaktadır.  Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığı (AAA) veya İngilizce adı 'Familial Mediteranean Fever' ef-em-ef (FMF)olarak okunmakta ve hekimler kadar hastalar arasında da yaygın olarak kullanılmaktadır. 

Ailevi Akdeniz Ateşi 2500 yıllık mazisi olan antik bir hastalıktır. Dünyada 150.000 FMF hastası olduğu varsayılmaktadır.  

FMF belirli etnik gruplarda Askenazi olmayan Yahudilerde, Araplarda, Türklerde ve Ermenilerde görülen ve göçmenlerle birlikte Avrupa ve diğer kıtalara yayılan, çeşitli organlarda ve eklemlerde tekrarlayan iltihabı ataklara neden olan genetik bir hastalıktır. Akdeniz Ateşi

Amiliodoz hastalığın en önemli komplikasyonudur. Ailevi Akdeniz Ateşi, ateş ve serozit atakları ile karakterize bir hastalıktır. Atakların kendi kendini sınırlayıcı nitelikte olması hastalığın en önemli özelliğidir.

]]>